Blog Akışı

DNA testiyle kişiye özel güzellik ürünleri


Londra’nın merkezinde Bond Street yakınlarında uzay çağını andıran Geneu adlı klinikteyiz.
Burada mükemmel güzellik hüküm sürüyor. Yüksek topuklu, kırmızı rujlu, beyaz önlüklü kadınlar görev yapıyor bu güzellik ve cilt bakımı kliniğinde.
Raflardaki ürünlerin etiketi 3000 sterlinden başlıyor. Peki müşteriler neden bu kadar para ödüyor? Geneu her müşterinin DNA’sına göre onlara özel ürünler yaptığı için.
Firma, genetik bilgiye dayalı gençlik iksiri arayışının Londra, New York, Los Angeles ve Singapur’un yanı sıra Orta Doğu ve Rusya’da da zenginler arasında popüler hale geldiğini söylüyor.
Müşterilerden tükürük örnekleri alınarak basit bir DNA testine tabi tutuluyor. Ek bir ücret karşılığında bu testin sonucu 30 dakikada alınabiliyor. Normal süre ise 48 saat.


Tek tek herkesin anti-oksidan dökümü çıkarılıp inceleniyor. Klinik, bu sayede cildin doğal yollardan kendisini yaşlanma etkilerine karşı nasıl koruyabileceğinin belirlendiğini iddia ediyor.

Kişiye özel güzellik?

Haziran 2014’te 2000 İngiliz tüketici ile yapılan bir araştırmada kişiye özgü cilt bakımı konusundaki görüşleri soruldu. Yüzde 45’i böyle bir ürün için özel laboratuvarlara gidebileceğini, yüzde 54’ü de özel ürün üretilmesi amacıyla kendi kan, deri, saç örneklerini verebileceklerini söyledi.
Fakat genetik uzmanları bu fikre şüpheyle yaklaşıyor. Londra’daki UCL Üniversitesi’nde genetikçi profesör Nicholas Luscombe güzellik kliniklerinde cilt ürünleri için iki genin varyantlarına bakıldığını, ancak bu genleri tespit etmenin zor olduğunu söylüyor. Yaşlanmada genetik faktörden ziyade çevresel etkenlerin önemli olduğunu, ayrıca iddialara rağmen anti-oksidanların cilt üzerindeki etkisinin kanıtlanmadığını belirtiyor.
Fakat bu sözler müşterilerin bu tür tedavi isteklerini ve sonrasında övgü düzmelerini engellemiyor.


Örneğin Martine Peremans cildi kuru olduğu ve piyasadaki ürünler işe yaramadığı için son iki yıldır özel ürünler kullandığını, bırakır bırakmaz cildinin kötüleştiğini, cilt bakım ürünlerinde geleceğin burada yattığını söylüyor.
AncestryDNA gibi bazı firmalar da zengin müşterileri için DNA testleri yaparak hangi kökenlerden geldiklerini tespit ediyor.
Belli genlerdeki kalıtsal farklılıkların insanların günlük yaşamda karşılaştıkları şeylere farklı tepki göstermesini ve diyabet, kalp krizi gibi hastalıklara karşı farklı yatkınlıklar geliştirdiği söyleniyor.

DNA testi şirketleri

23andMe ise 2007’den beri 200 dolar karşılığında DNA testi yaparak sınırlı bir genom haritası çıkarıyor. İngiltere’den 56 yaşındaki Donna Abrahart bazı akrabalarının 1950-60’larda bazı kalıtsal hastalıklardan öldüğünü bildiği için kendisine test yaptırarak risk altında olup olmadığını öğrenmek istemiş. Test sonucunda sadece taşıyıcı olduğunun ortaya çıkması rahatlatmış onu.
Londra’nın zengin semtlerinden biri olan Mayfair’de bir otelin spor salonunu işleten Matt Roberts da müşterilerine 360 dolara DNA testi yaparak hangi egzersizlerin hangi sıklıkta yapılması ve ne tür diyet uygulanması gerektiğini belirlediğini söylüyor.

DNA Zincirleri
“DNA testi birçok konuda tahmine dayalı kararı ortadan kaldırıyor. Bu test dayanıklılık, güç, oksijen alımı, sakatlanma riski, iyileşme hızı gibi konularda bilgi veriyor” diyor. Ayrıca kafein, şeker, alkol, yağ gibi besinlere karşı hassasiyeti tespit ederek izlenecek diyet programının belirlenmesini kolaylaştırdığını söylüyor.
Bazıları da belli bir genetik hastalığa yatkınlığının olup olmadığını öğrenmek için DNA testlerine başvuruyor.
Gene Watch adlı araştırma grubundan Dr Helen Wallace ise birçok yaygın hastalıkta genetiğin rolünün az olduğunu belirterek bu iddialara şüpheyle bakıyor. Müşteriye sunulan hizmet şeklindeki DNA testlerinden uzak durup bu işi tıp uzmanlarına yaptırmak gerektiğini söylüyor.
Ayrıca elde edilen bilginin nasıl yorumlanacağını bilmek, her şeyden önce onu sağlık amacıyla kullanmak da önemli.
Fakat belli bir hastalığı olan kişiler için DNA ya da genetik haritası gibi testlerin, hastalığı daha iyi anlamalarına yardımcı olabileceği belritiliyor.

Uyku sorunu çekenlere uyku koçu


İşyerindeki sorunları eve taşıyıp geceleri uykusuz kalmak birçok insanın yaşadığı bir sorun.
Dünya nüfusunun yüzde 45’i uyku sorunu çekiyor. Bu, sağlığımızı ve yaşam kalitemizi tehdit ediyor.
Uykusuz kalmak, yeterince uyumamak çocuklarda obeziteye, yetişkinlerde ise depresyon, anksite ve psikoza yol açabilir. Sadece İngiltere’de her yıl 10 milyon uyku hapı reçetesi yazıldığı belirtiliyor.
ABD’de 2800’ü aşkın uyku kliniği açıldı. 2015’te bunların toplam geliri 7 milyar dolardan fazlaydı. Uykuya yararı olsun diye piyasaya sürülen bitkisel ilaçlar, uyku laboratuvarları, yastık, döşek, uyku apnesi cihazları gibi ürünlerin değeri 2014’te 58 milyar doları bulmuştu.
Bir zamanlar uykusuz kalan yeni ebeveynler ya da daha iyi performans sergilemek isteyen atletlerin başvurduğu uyku koçları artık çok daha geniş bir kesime hizmet veriyor. Avrupa’da bunların saat ücreti 70-130 euro arasında değişiyor.

Öncelik vermek

Barcelona’daki Liderlik Akademisi’nin kurucusu ve yönetici sağlığı uzmanı Steven MacGregor, uykuyu, öğrenilmesi ve her gün öncelikli olarak uygulanması gereken “önemli bir profesyonel beceri” olarak niteliyor.


Örneğin, internet üzerinden satış yapan Amazon’un CEO’su Jeff Bezos'un ofiste geçirdiği 12 saatin ardından 8 saatlik uykuyu ilk önceliği olarak uyguladığını söylüyor.
Huffington Post’un kurucusu Arianna Huffington da iyi bir uykunun öneminden sürekli söz edenlerden. Huffington bir gün masasında uykuya dalarken kafasını öyle sert çarpmış ki elmacık kemiğini kırmış.
İşletme okullarında ders veren MacGregor, şirket yöneticilerinin sağlığı konusunda araştırmalar yürütüyor. Uykusuzluğun, belirsizlik durumlarında doğru kararlar alma gibi yöneticilerin en çok ihtiyacı olan becerileri etkilediğini söylüyor .

30 dakika kestirmek

Uyku koçu Christina Stefan da yöneticilerin doğru karar alması ve stresle başa çıkabilmesi için iyi bir uykunun önemli olduğunu ifade ediyor.
Oysa çoğu insan uyku sorunu olsa da herhangi bir yardıma başvurmuyor. Uzmanlar uykuyla ilgili birçok problemin önlenebilir ve tedavi edilebilir olduğunu, ancak sorunu olanların yalnızca üçte birinin uzman yardımı aldığını söylüyor. “Uyku hala tabu bir konu” diyor Stefan.


Uykunun ille de yatak odasında gerçekleşiyor olması gerekmiyor. Toplantılar arasında kısa süreli uyuklama ve kestirmeler de aynı yararı sağlayabiliyor. Uzmanlar 30 dakikaya kadar uyuklamanın, insanın kendisini daha iyi hissetmesini ve performansını artırmasını sağlayacağını, bunun gece uykusunu da etkilemeyeceğini söylüyor.
MacGregor sık sık uçmak zorunda olan yöneticilere uçakta uyumayı öğrenmeleri gerektiğini söylüyor. Bazı şirketler de kısa molalarda kullanılmak üzere uyku kabini uygulamasına gidiyor.

Değişim isteği

Koyun saymak aslında işe yarayan bir yöntem değil. Uyku koçları, rahatlamanızı sağlayacak bir görüntüyü hayal edip uyumak istediğinizde ona başvurulmasını salık veriyor.
Örneğin Stafan’a başvuran kişilerden biri, denize dalıp mercanlar üzerinde yüzerken vücudundaki hafiflik hissi ve kendi nefesinden başka bir şey duymuyor olma halini hayal ettiğini söylüyor. Günün fazla stresli olmayan saatlerinde birkaç kez bu düşüncelere dalıp sakinleşmeyi öğrenmek ve daha sonra aynı yöntemi uyku öncesinde denemek işe yarıyor.


Fakat uyumak için uyku koçu yetmiyor. İnsanda değişim isteği de olmalı diyor Almanya’da uyku koçu olarak çalışan Sibylle Chaudhuri. Koçluğun insanda değişimi sağlamakla ilgili olduğunu, değişimin ise birçok kişi açısından zor olabileceğini belirtiyor.
İyi uymanın yolunun yaşam tarzını değiştirmekten geçtiğine ve uykusuzluğun genellikle tek nedeni olmadığına inanıyor. “Birçok kötü alışkanlığın, kendi eylemlerimizin sonucudur bu. En zoru da alışkanlıkları değiştirmektir.”
Başarının önemli bir kısmı kendi inançlarınıza meydan okumanızla ilgilidir. “Çoğu insan uykunun doğal olarak meydana geldiğini, vücudunuza nasıl davranırsanız davranın ihtiyaç olduğunda uyunacağını sanıyor. Oysa öyle değildir. İyi uyumak için vücudumuzu ve anlayışımızı eğitmek gerekir” diyor Chaudhuri.

Uykuya Yardımcı ve Uyku Kaçıran Gıdalar


Ne Yediğiniz Nasıl Uyuduğunuzu Etkiler

İyi uyumanızı sağlayacak doğru gıdaları seçebilmeniz mümkün olsaydı, seçmez miydiniz? Dinlendirici uykunuzu engelleyebilecek gıdaları bilseydiniz, onlardan uzak durmaz mıydınız? İşte, iyi bir gece uykusu için yemeniz ve kaçınmanız gereken gıdaların neler olduğunu öğrenme fırsatı.

Triptofan Bakımından Zengin Gıdalar Seçin

Sıcak sütün bizi hayaller ülkesine gönderme konusundaki sihirli yeteneğini hepimiz duymuşuzdur. Peki, bunun neden doğru olduğunu biliyor musunuz? Süt ürünleri, uyumayı kolaylaştıran bir madde olan triptofan içerir. Triptofan içeren diğer gıdalar ise kümes ürünlerinde bulunur.

Karbonhidrat Arzunuza Boyun Eğin

Karbonhidrat bakımından zengin gıdalar kandaki triptofan seviyesini yükselterek süt ürünlerini tamamlarlar. Bir kase tahıl gevreği ve süt, yoğurt ya da kraker, ekmek ve peynir uyumanızı kolaylaştıracak mükemmel gece atıştırmalarıdır.

Yatmadan Önce Atıştırın

Eğer insomnia ile mücadele ediyorsanız, midenizin biraz dolu olması uyumanızı kolaylaştırabilir. Ancak bunu tıka basa yemek için açık bir davet olarak görmeyin. Az miktarda atıştırın. Ağır yemekler sindirim sisteminizi zorlayacak ve sizi rahatsız ederek uykuya dalmanızı engelleyecektir.


Köfte ve Kızartmaları Azaltın!

Yağlı gıdalardan kaçınmak için başka bir nedene daha ihtiyacınız olmasa da, araştırmalar sık sık yağlı gıdalar tüketen kişilerin sadece kilo almadığını, aynı zamanda uyku döngülerinin de bozulduğunu göstermiştir.

Gizli Kafeine Dikkat Edin

Bir fincan akşam kahvesi içmenin uykunuzu bölebileceği şaşırtıcı değildir. Az miktarda kafein bile uykunun bozulmasına neden olabilir. Ancak çikolata, kola, çay ve kafeinsiz kahve gibi daha gizli kafein kaynakları olduğunu da unutmayın. Daha iyi bir uyku için her gün öğleden sonra hiç kafein tüketmeyin.

İlaçlar Kafein İçerebilir

Ağrı kesiciler, zayıflama hapları, idrar söktürücüler ve soğuk algınlığı ilaçları gibi bazı reçetesiz ve reçeteli ilaçlar da kafein içerebilir. Bunlarda ve diğer bazı ilaçlarda bir fincan kahvede olduğundan daha fazla kafein bulunabilir. İlacınızın uykuyu engelleyip engellemediğini ya da insomniaya neden olup olamayacağını öğrenmek için ilaçların etiketlerini ve prospektüs bilgilerini okuyun.

Gece İçkisinden Vazgeçin

Alkolün çelişkisi şudur: Daha hızlı uykuya dalmanıza yardımcı olabilir ancak sık sık uyanmanıza, daha huzursuz uyumanıza, baş ağrılarına, gece terlemelerine ve kabuslara da neden olabilir. Eğer akşam alkol alırsanız, alkolün etkisini azaltmak için her kadehinizi bir bardak su içerek dengeleyin.


Ağır ve Baharatlı Yemeklere Dikkat

Dolu bir mide ile yatmak sizi rahatsız edebilir çünkü uyurken sindirim sistemi yavaşlar. Ayrıca baharatlı yiyecekler mide yanmasına neden olabilir. Ağır bir yemeği, mutlaka yatmadan en az dört saat önce bitirmiş olun.

Yatma Zamanı Proteini Minimumda Tutun

Protein günlük yiyecekler içinde gerekli olsa da gece atıştırmaları için doğru bir seçim değildir. Protein bakımından zengin gıdaları sindirmek daha zordur. Bu nedenle yatmadan önce yüksek proteinli yiyecekler yemek yerine bir bardak sıcak süt ya da kraker gibi uyku dostu karbonhidratlar tercih edin.

Akşam 8'den Sonra Sıvı Alımını Kesin

Gün içinde susuz kalmamanız vücudunuz için çok iyidir ancak yatmadan önce sıvı alımını kesmeniz gerekir. Eğer sürekli tuvalete gitmek için kalkıyorsanız, mutlaka uykunuz bölünecektir.

Sigaranın Rahatlatıcı Etkisine Kanmayın

Nikotin, kafeine benzer etkileri olan bir uyarıcıdır. Yatmadan önce ya da gece yarısı uyanırsanız sigara içmekten kaçının.

İnterstisyel Akciğer Hastalığı


İnterstisyel Akciğer Hastalığı - Nedir


İnterstisyel akciğer hastalığı terimi aslında bir hastalık grubunun ismidir ve bu hastalıkların çoğu akciğer dokusunun zamanla yırtılmasına neden olur. Bu durum sonunda nefes alma ve kana dolaşımına yeterli oksijen alma yeteneğinizi etkiler.

İnterstisyel akciğer hastalıklarının birçok vakası yavaş yavaş ilerlese de bazıları aniden ortaya çıkar. Doktorlar bazı interstisyel akciğer hastalıklarının sebebini işaret edebilse de, birçoğunun sebebi bilinmiyor.

Bütün vakalarda akciğer dokusu zedelenir ve genellikli bu zedelenme geri çevrilemez. İlaçlar bazen interstisyel akciğer hastalığının verdiği hasarı yavaşlatabilir, fakat birçok insan hiçbir zaman ciğerlerini bir daha tam kapasiteyle kullanamaz. Araştırmanlar hala deney aşamasında olan yeni ilaçların interstisyel akciğer hastalıklarının tedavisinde daha etkili olabileceğini umut ediyor.

Belirtiler


Çok geniş bir çeşitlilik gösteren ve interstisyel akciğer hastalığı diye sınıflandırılan rahatsızlıkların belirtileri ve işaretleri şunlar olabilir:

  • Özellikle fiziksel faaliyet esnasında veya sonrasında nefessiz kalma duygusu
  • Kuru öksürük
  • Hırıltı, ötme
  • Göğüste ağrı
  • Parmak uçlarına kıvrılan tırnak uçları


Nefessiz kalma ve kuru bir öksürük genellikle ilk işaretler ve belirtileri oluşturur. Bu sorunlar belirsizdir ve yavaş yavaş gelişir. Genelde geri alınamaz bir ciğer hasarına neden olduktan çok sonraya kadar bunların yaşlanma, astım, kilolu olma, hamlık, sigara içme veya bir üst solunum yolunun hala devam eden bir etkisi olduğunu düşünebilirsiniz.

Belirtiler giderek kötüleşme eğilimindedir. Nihayet normal aktiviteleriniz, örneğin giyinmek, telefonda konuşmak, hatta yemek yemek sırasında bile nefessiz kaldığınıza tanık olabilirsiniz. Bu aşamada solunum sorunları ihmal edilemez hale gelmiştir. 

Doktora ne zaman gitmeli

Nefessiz kalma veya öksürük gibi belirtiler ortaya çıktığında, ciğer genelde geri alınamaz bir şekilde hasar görmüş olur. Bununla birlikte, ilk solunum sorunlarının işaretlerini görür görmez doktorunuzla görüşmeniz önemlidir. İnterstisyel akciğer hastalığı dışındaki birçok rahatsızlık da ciğerlerinizi etkiliyor olabilir, doğru tedavi için erken teşhis çok önemlidir.

Sebepler


Her soluk aldığınızda hava bronş denilen hava kanalları yoluyla ciğerlerinize gider. Ciğerlerinizin içinde bronşlar daha küçük kanallara ayrılır ve nihayet çok küçük hava keseciklerinde son bulur. Hava keseciklerinin içinde küçük kan damarları bulunur, burada oksijen kana eklenir ve metabolizmanın bir artığı olan karbondioksit atılır.

Küçük hava keseciklerinin çizilmesi

İnterstisyel akciğer hastalığında hava keseciklerinin duvarları iltihaplanır ve torbacığı destekleyen doku giderek kalınlaşır ve zedelenir. Normalde hava kesecikleri yüksek ölçüde elastiktir, her nefeste küçük balonlar gibi genişler ve daralır. Fakat çizikler ince kesecik içi dokunun daha katılaşmasına ve kalınlaşmasına neden olarak hava keseciklerinin esnekliğini yitirmesine yol açar. Yumuşak ve elastik olmak yerine çizilmiş ve hasar görmüş hava keseciklerinin dokusu katı bir süngere benzer. Bu durum nefes almayı zorlaştırdığı gibi oksijenin kalınlaşmış duvarlardan içeri kan dolaşımına sızmasını zorlaştırır.

Anormal İyileşme Tepkisi

İnterstisyel akciğer hastalığında hasar öyle görünüyor ki ciğerlerdeki yaralanma anormal bir iyileşme tepkisini harekete geçirdiği zaman meydana gelir. Genelde vücudunuz hasarı tamir etmek için tam gerektiği kadar doku üretir. Fakat interstisyel akciğer hastalığında tamir süreci bozulur, aşırı kabuk dokusu üretir ve bu da akciğer fonksiyonlarını kesintiye uğratır.

Tek bir hastalık, birçok sebep

İnterstisyel akciğer hastalığının birçok sebebi olduğu için akciğer dokusunda meydana gelen ilk yaralanmanın sebebini tespit etmek zor olabilir. Katkıda bulunan birçok etken şunlardan birini içerebilir:

Mesleki veya çevresel faktörler: Bir dizi toksine ve kirletici maddeye uzun süre maruz kalmak ciddi akciğer hasarına neden olabilir. Rutin olarak silika tozu, asbest lifleri veya ağır metal tozları soluyan işçiler ciddi akciğer hastalığı riski taşırlar. Belli kimyasal buharlara veya amonyağa veya klor gazlarına maruz kalan insanlar için de aynısı geçerlidir.

Fakat epey bir kısmı organik olan birçok farklı maddeye uzun süreli maruz kalmak da akciğerlerinize hasar verebilir. Şeker kamışı, kuş ve hayvan dışkılarının tozu bu tür şeylerdendir. Küflü saman gibi başka maddeler de akciğerde aşırı hassasiyet tepkisine neden olabilir. Yeterince temiz tutulmayan hava nemlendirici cihazlarla jakuzilerden bulaşan bakteri veya mantarlar da akciğere hasar verebilir.
Enfeksiyonlar. Bağışıklık sisteminiz zayıflamışsa bunlar Sitomegalovirüs gibi virüslere bağlı bir enfeksiyon, zatürre gibi bakteriyel enfeksiyonları, histoplazmoz gibi bir mantar hastalığı veya parazite bağlı bir enfeksiyon olabilir.

Radyasyon: Akciğer kanseri veya göğüs kanseri için radyasyon terapisinden geçmiş kimi kişilerde radyasyon tedavisinin bitiminden çok uzun süre sonra akciğer hasarı belirtileri görünebilir. Hasarın şiddeti, ciğerlerinizin ne kadarının radyasyon tedavisine maruz kaldığına, aldığınız radyasyonun miktarına, kemoterapinin de kullanılıp kullanılmadığına veya size başka bir akciğer hastalığı olup olmadığına bağlı değişir.

İlaçlar: Bazı ilaçlar ciğerlerinizin içindeki dokuya zarar verebilir. Akciğer hasarına yol açma ihtimali en yüksek olan ilaçlar kemoterapi ilaçları, kalp aritmileri ve diğer kardiyovasküler rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar, kimi psikiyatri ilaçları ve bazı antibiyotiklerdir.

Diğer tıbbi rahatsızlıklar: İnterstisyel akciğer hastalığı başka hastalıklarla bir arada meydana gelebilir. Genellikle bu hastalıklar doğrudan ciğere saldırmaz, bunun yerine vücudun her yerindeki doku süreçlerini etkilerler. Deri veremi, skleroderma, eklem iltihabı, dermatomiyozit, polimiyozit, Sjogren sendromu, sarkoidoz bu tür hastalıklar arasındadır. Bazı araştırmacılar, mide asitlerinin küçük miktarlarda akciğerlere kaçmasına neden olan reflü hastalığının da pulmoner fibrozla sonuçlanabileceğini düşünüyor.

Sebep bilinmiyorsa

Her ne kadar doktorlar kimi insanların neden interstisyel akciğer hastalığı meydana getirdiğini bilse de birçok vakada sebep bilinmiyor. Bilinen bir sebebi olmayan hastalıklar ya idiyopatik pulmoner fibroz veya idiyopatik interstisyel akciğer hastalığı altında toplanır. Her ne kadar idiyopatik (nedeni bilinmeyen) hastalıklar bazı ortak özelliklere sahip olsa da her birinin kendine has özellikleri mevcuttur.

İdiyopatik pulmoner fibrozlar da denilen bildiğimiz interstisyel pnömani (zatürree) en yaygın idiyopatik interstisyel akciğer hastalığıdır. Bildik interstisyel pnömani kısmi bölgeler halinde geliştiği için akciğerlerin bazı kısımları normalken diğerleri iltihaplı, başka bölgelerde de kabuk bağlamış doku bulunur. Bu hastalık erkeklerden çok kadınları etkiler ve genelde elli yaşının üstündeki insanlarda ortaya çıkar.

İdiyopatik pulmoner fibrozun daha az rastlanan türleri arasında şunlar bulunur:

  • Spesifik olmayan interstisyel pnömani
  •  AMA
  • BOOP hastalığı
  • İnterstisyel akciğer hastalığıyla ilişkili bronşit hastalığı
  • Deskuamatif interstisyel pnömani
  • Lenfositik interstisyel pnömani
  • Akut interstisyel pnömani

Risk Faktörleri


İnterstisyel akciğer hastalığına sizi daha yatkın hale getiren faktörler şunlardır: 

Yaş. İnterstisyel akciğer hastalığı daha ziyade yetişkinleri etkiler, bununla birlikte bu bozukluk bazen bebeklerde ve çocuklarda görülebilir. Hastalığın idiyopatik çeşitleri genellikle 50 yaşının üstündeki yetişkinlerde görülür.

Mesleki toksinlere veya çevre toksinlerine maruz kalmak. Madencilik, çiftçilik veya inşaatta çalışıyorsanız veya akciğerlerinize zarar veren bir kirletici maddeye maruz kalırsanız interstisyel akciğer hastalığı meydan gelme riskiniz büyük ölçüde artar.

Radyasyon ve kemoterapi Göğsünüzde radyasyon tedavisi görmüş olmak ve bazı kemoterapi ilaçları kullanmak akciğer hastalığı meydana gelme riskinizi artırır.

Oksijen. 48 saatten uzun bir süre yüksek miktarda terepatik oksijene maruz kalmak akciğerlerinize zarar verebilir.

İdiopatik interstisyel akciğer hastalığı için risk faktörleri: 

Araştırmanlar bu bozukluğun sebebi bilinmese de idiyopatik akciğer hastalığı riskini artırır gibi görünen bazı faktörleri belirlemiştir:

Sigara içmek. Sigara tiryakiliği geçmişi olan insanlarda bazı interstisyel akciğer hastalığı çeşitlerinin meydana gelme ihtimali daha yüksektir, aktif bir şekilde sigara içmekse hastalığı daha da kötüleştirir. Risk, sigara içilen yıllar ve içilen sigara adediyle birlikte görünüşe göre artıyor. Bununla birlikte nadir istisnalarda sigara içmek doğrudan doğruya interstisyel akciğer hastalığına neden olmaz.

Genetik faktörler. Ailelerde, ender bir idiyopatik interstisyel akciğer hastalığı görülebilir. Ailesel pulmoner fibroz denilen bu hastalık, hastalığın diğer çeşitlerine benzer. Her ne kadar ailesel pulmoner fibroz hakkında araştırmalar yapılmış olsa da, araştırmacılar henüz hastalığa neden olan genleri tespit edememiştir.

Gastroözofajit reflü hastalığı (GERD) Araştırmalar gastrojözofajit reflü hastalığıyla interstisyel akciğer hastalığı arasında olası bir bağlantıyı işaret eder. GERD, mide asidi veya safra tuzları yemek borunuza kaçar ve buradan damlalar halinde ciğerlerinize çekilir (solunur).

Komplikasyonlar


Ciğerlerinizde kabuk doku oluşması bazı ölümcül komplikasyonlara neden olabilir: 

Kanda düşük oksijen seviyeleri (hipoksemi). İnterstisyel akciğer hastalığı içinize çektiğiniz ve kanınıza giren oksijen miktarını azalttığı için büyük ihtimalle kandaki oksijen seviyeleriniz düşük olacaktır. Oksijen eksikliği vücudun temel fonksiyonlarına ciddi hasar verebilir.

Ciğerlerinizde yüksek tansiyon (pulmoner hipertansiyon) Sistemik yüksek tansiyondan farklı olarak bu hastalık sadece ciğerlerinizdeki arterleri etkiler. Kabuk doku kılcal kan damarlarını daraltıp akciğerlere kan akışını sınırlandırdığı zaman bu hastalık meydana gelir. Bu durum pulmoner arterlerdeki tansiyonu yükseltir. Pulmoner hipertansiyon zamanla kötüleşen ciddi bir hastalıktır.
Sağ yanda kalp yetmezliği. Kalbinizin soldakine göre daha az kaslı olan soldaki alt haznesi (sağ ventrikül), tıkanmış akciğer arterlerine kan iletebilmek için normalden daha fazla pompalama yapmak zorunda olduğunda bu hastalık meydana gelir. Sonunda sağ ventrikül bu aşırı çalışmadan dolayı sekteye uğrar.

Solunum yetmezliği. Kronik interstisyel akciğer hastalığının son aşamasında solunum yetmezliği meydana gelir. Çok düşük olan kandaki oksijen seviyesi akciğer arterlerindeki yükselen tansiyonla birlikte kalp yetmezliğine neden olur.

Muayeneye Hazırlık


Muhtemelen ilk yapacağınız şey, aile doktorunuzu veya normal bir pratisyen doktora gitmek olacaktır. Ne var ki bazı vakalarda randevu almak için aradığınızda akciğer hastalıklarında uzmanlaşmış bir doktora (pulmonolog) yönlendirilebilirsiniz.

Doktorla görüşmeler kısa sürdüğü ve konuşulması gereken çok şey olduğu için, randevuya hazırlanarak gitmek iyi fikirdir. İşte randevunuza hazırlanmanıza yardımcı olacak ve doktordan ne bekleyebileceğinizi gösteren kimi bilgiler.

Ne yapabilirsiniz

Yaşadığınız bütün belirtileri yazınız. İnterstisyel akciğer hastalığında belirtilerinizin ilk ne zaman göründükleri, zaman içinde nasıl değiştikleri veya kötüleştikleri hakkındaki ayrıntılar doktorunuz çok faydalı bilgilerdir.

Akciğerlere hasar veren maddelere meslek hayatındaki olası maruz kalmaları yazınız. Çalışma hayatınıza başladığınız andan itibaren bütün işleri hatırlatmaya çalışın. Doktorunuz yıllar önce bile olsa işlerinizden herhangi birinde toza, gazlara veya kimyasallara maruz kalıp kalmadığınızı bilmek isteyecektir.

Akciğerlere hasar veren çevrenizdeki maddelere olası maruz kalmaları yazınız. Belirtilerinizin suyla hasar görmüş bir halı, sıcak su havuzu veya nemlendirici cihazlar gibi bakteri yuvası olan herhangi bir şeyle temastan sonra ortaya çıkma durumuyla çok ilgilenir. Özellikle kuşlar başta olmak üzere hayvanlarla temaslarınızı da doktora anlatın.

Daha önce tedavi gördüğünüz hastalıkları, tedavi sırasında ve son iki yıldır kullandığınız ilaçları yazın. Reçeteli ve reçetesiz ilaçları, vitaminleri, bitkisel tedavileri ve takviye ilaçları da dahil edin. Eğer müshil, mineral yağ içeren burun damlası gibi şeyler kullandıysanız doktorunuza söyleyin.

Son 10 yıl içinde çekilmiş bir akciğer röntgeniniz varsa kendinizle birlikte götürün. Eski röntgen sonuçlarını şimdikiyle karşılaştırmak doktorunuza teşhis koymada yardımcı olabilir. Röntgen filminin kendisi doktorunuz için rapordan daha önemlidir. Eğer ilk gittiğiniz doktor bir röntgen çekmişse onu da yanınızda götürün.

Mümkünse yanınıza bir arkadaşınızı veya yakınınızı alın. Ayrıca, bazen size doktorla görüşme sırasında verilen tüm bilgileri sindirmek zor olabilir. Size eşlik eden biri kaçırdığınız veya unuttuğunuz şeyleri hatırlayabilir.

Doktorunuza soracağınız soruları not edin.

İlk görüşmenizde doktor belirtileriniz hakkında bilgi toplamak, tıbbı geçmişiniz ve yapılacak testlerle ilgilenecektir. Test sonuçlarını görmek ve doktorunuzla tedavi seçeneklerini görüşmek üzere muhtemelen bir ziyaret daha yaparsınız.

İnterstisyel akciğer hastalığı için doktorunuza ilk randevunuzda sormak isteyebileceğiniz bazı sorular şunlardır: 

  • Belirtilerime neler neden oluyor olabilir
  • Belirtilerime neden olabilecek başka olası sebepler var mı
  • Ne tür testlere ihtiyacım var
  • Hastalığımı nasıl izleyeceksiniz
  • Sigarayı şimdi bıraksam faydası olur mu
  • Birlikte yaşadığım insanlar sigara içiyorsa, durumumu kötüleştirir mi
  • Çalışmaya devam edebilir miyim
  • Diğer sağlık sorunlarım da var. Bu hastalıkları bir arada en iyi şekilde nasıl idare edebilirim
  • Riayet etmem gereken herhangi bir sınırlama var mı
  • Görüşme sırasında aklınıza doktorunuza sormak için hazırladığınız bu soruların dışında herhangi bir soru gelirse sormakta tereddüt etmeyin.

Doktorunuzdan ne beklemeli 

Doktorunuz büyük ihtimalle size bir dizi soru soracaktır. Yanıtlarınızı önceden düşünün. Doktorunuz şunları sorabilir:

  • Belirtiler ilk defa ne zaman ortaya çıktı
  • Belirtileriniz ne kadar çabuk kötüleşti
  • Belirtileriniz inatçı mı, yoksa görünüp kayboluyorlar mı
  • Ateşiniz veya titremeniz var mı
  • Hiç kan öksürdünüz mü
  • Şu aşağıdaki işlerden birini hiç yaptınız mı: madencilik, demir zımparalamak, kumlama, granitle çalışmak, kaynak, tersanede çalışmak, elektronik sanayinde çalışmak veya çiftçilik
  • Eski veya şimdiki iş arkadaşlarınızdan herhangi birine iş ortamında bulunan maddelerin neden olduğu bir akciğer hastalığı teşhisi konuldu mu
  • Yakın zamanlarda klima, hava nemlendirici aygıtlar, sıcak su havuzu, suyun hasar verdiği duvarlar ve halılarla temas ettiniz mi
  • Yakın akrabalarınızdan herhangi birine benzeri bir hastalık teşhisi kondu mu
  • İşiniz veya hobiniz gereği kuşlarla temas ettiniz mi Komşularınız arasında güvercin besleyen kimse var mı
  • Ailenizde akciğer hastalığı olan biri var mı
  • Sigara içiyor musunuz, eskiden içtiniz mi İçiyorsanız, ne kadar
  • Size başka bir hastalık teşhisi konmuş muydu, başka bir hastalık tedavisi gördünüz mü Ne zaman

Bu sırada yapabilecekleriniz 

Sigara içiyor veya sigara içenlerle aynı evde yaşıyorsanız, randevu için beklerken sigaraya maruz kalma miktarınızı azaltınız. Bütün akciğer hastalıkları duman yutmakla kötüleşir. Size konulan teşhis ne olursa olsun, sigara içiyorsanız, doktorunuzla birlikte bir sigara bırakma planı oluşturun.

Testler ve Teşhis


İnterstisyel akciğer hastalığının sebebini bulmak son derece zor olabilir. Çok sayıda bozukluk, bu geniş hastalık sınıfına girer. Dahası, sebebi bilinmeyen interstisyel akciğer hastalıklarıyla bilinenler arasındaki ayrım her zaman net değildir.

Bundan başka birçok başka tıbbi durumun belirti ve işaretleri, örneğin kronik obsrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kalp yetmezliği ve astım, interstisyel hastalığın belirti ve işaretlerini taklit edebilir; doktorlar kesin teşhis koymadan önce bu diğer hastalık olasılıklarını elemelidir.

Karmaşıklığı ortadan kaldırmak ve diğer olası sebepleri elemek için doktorunuz işe ayrıntılı tıbbi geçmiş ve fiziksel muayeneyle başlar. Belli hastalıklara elendikten sonra doktorunuz şöyle testler önerebilir:

Göğüs röntgeni. Her ne kadar bir akciğer sorunundan şüphelenildiğinde ilk yapılan testlerden biri de bir röntgen filmi çekmek olsa da, interstisyel akciğer hastalıklarının teşhisinde bilgisayarlı tomografi daha etkilidir. Bununla birlikte röntgen interstisyel akciğer hastalığına benzer belirti ve işaretleri olan anfizem ve akciğer loplarından birinin çökmesi gibi diğer hastalıkları elemede faydalıdır.

Yüksek Çözünürlü Bilgisayarlı Tomografi (CT). Röntgen ciğerlerinizin iki boyutlu görüntüsünü alırken tomografi taramasında alınan büyük kesit görüntüler çok daha ayrıntılıdır. Yüksek çözünürlü taramaysa daha da ileri giderek normal tomografiden çok daha ayrıntılı resimler verir.

Pulmoner fonksiyon testi. Vücudunuzun açılmasını gerektirmeyen bu test ciğerlerinizin ne kadar iyi çalıştığını kontrol eder. Test için genellikle spirometre denilen basit bir alete üflemeniz istenir, spirometre ciğerlerinizin ne kadar hava tuttuğunu ve ciğerlerinizden havanın nasıl çıktığını ölçer. Kabuklaşma ilerledikçe içinize daha az hava çeker ve daha az hava üflersiniz. Bazı pulmoner fonksiyon testleri alveollerle kapilerler kan damarlar arasındaki ince zar boyunca ne kadar miktarda gaz alışverişi olduğunu ölçer.

Egzersiz testleri. İnterstiyel akciğer hastalığının belirtileri aktif olduğunuzda kötüleştiği için, doktorunuz bir yürüyüş bandı veya sabit bisiklet kullanarak ciğerlerinizin egzersiz sırasındaki fonksiyonunu ölçmek isteyebilir. Her ne kadar testten teste farklılık olsa da genellikle egzersizin zorluğu artarken tansiyonunuz ve kan oksijen seviyeniz ölçülür.

Bronkoskopi (Transbronşiyal biyopsi). Birçok vakada interstiyel akciğer hastalığı ancak küçük bir akciğer dokusunun (biyopsi) incelenmesiyle teşhis edilebilir. Transbronşiyal biyopsi de doktorunuz ağzınızdan akciğerlerinize esnek bir fiber optik boru (bronkoskop) yollar ve her biri bir iğne başı büyüklüğünde bir veya birkaç örnek alır. Bunlar daha sonra laboratuarda incelenir. Bronkoskopi lokal anestezi kullanılarak ayakta yapılır.

 Bronkoalveolar lavaj. Bu yöntemde doktorunuz akciğerlerinizin bir kısmına bronkoskop vasıtasıyla tuzlu su üfler ve hemen geri emer. Çekilen sıvının içinde hava torbacıklarındaki hücreler bulunur. Her ne kadar bronkoalveolar lavaj sıvı örneği diğer testlere göre ciğerin daha büyük bir bölümünün durum hakkında bilgi verse de, özel bir interstistiyal akciğer hastalığını teşhis etmeye yetecek kadar bilgi veremeyebilir. Bunun yerine doktorlar, en iyi tedaviyi bulmak için bir akciğer hastalığının ilerleyişini kontrol ederler.

Video yardımlı torakoskopik cerrahi. Daha az invazif testler belli bir teşhis konmasına yardımcı olmazsa bir göğüs cerrahı, cerrahi akciğer biyopsisi uygulayabilir. Bu işlemde ucunda kamera olan esnek bir tüp (endoskop) kaburgalarınız arasında açılan küçük bir kesikten içeri sokularak cerrahın ciğerlerinizi bir ekranda görmesini sağlar. Cerrahi aletler başka bir delikten içeri sokulur ve cerrah ciğerlerinizde iki veya üç bölgeden tırnak büyüklüğünde örnek alır.

Şişmanlık ve Şeker Hastalığına Neden Olan Kimyasallar


Plastik oyuncak, elektronik aletler, PVC kaplamalar veya konservelerde bulunan yumuşatıcı ve yanıcılığı azaltan kimyasalların, insanlarda şişmanlığa ve şeker hastalığına yol açabildiği bildirildi.


İngiliz çevre örgütü ChemTrust tarafından, sentetik kimyasalların insanlar üzerindeki etkileri üzerine yapılan bir araştırmaya göre, bisfenol A gibi kimyasallar, anne karnındaki canlının ileride kilolu ve şeker hastası olması ihtimalini artırıyor.

Alman çevre örgütü BUND'un kimya uzmanı Sarah Haeuser, hormonlar üzerinde etkili olan maddelerin dikkatle ele alınması gerektiğini belirtti. Özellikle çocuk ve hamilelerin bu maddeleri alımlarının azaltılması gerektiğini kaydeden Haeuser, yumuşatıcı kimyasalların ve bisfenol A maddesinin yerine alternatiflerin bulunmasının önemli olduğunu ifade etti.

Berlin hastanesi toksikoloji uzmanı Gilbert Schönfelder de şişmanlık ve şeker hastalığının dünya genelinde salgın şeklinde arttığına dikkati çekti. Bu iki hastalığın sorumlusu olarak öncelikle yanlış beslenme ve hareketsizliğin gösterildiğini belirten Schönfelder, "Ancak son araştırmalar, hormonlar üzerinde etkili olan zararlı maddelerin bu hastalıklarla önemli ve bugüne kadar tahmin edilenden güçlü bağlantısının olduğunu gösteriyor," dedi.

Bisfenol A'nın, kısırlık, cinsel organların gelişimi, prostat ve meme kanserinde etkili olduğu tahmin ediliyor. Bu madde, kadınlık hormonu östrojen gibi etkili oluyor, üreme ve beyin gelişiminde rol oynuyor.

Ramazan Ayında Nasıl Beslenmeli?



Bu sene Ramazan ayı yazın en sıcak günlerine denk geliyor. Sahur ve iftar arasındaki sürenin uzun olması ile hava sıcaklıklarının yüksek olması alınan gıdalarda bilinçli tercihler yapılmadığı takdirde çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. 


Bu nedenle Ramazan ayı boyunca özellikle sahur öğünü atlanmamalı, bu öğünde besin değeri düşük kalorisi yüksek gıdalardan kaçınılmalıdır.Peki, hangi besinler Ramazan ayı için idealdir. İşte sizler için hazırladığımız o besinler listesi;

Bol Bol Sıvı

Yüksek sıcaklıklara denk gelen Ramazan ayında sıvı tüketimine dikkat etmek oldukça önemlidir. İçeriğinde su oranı yüksek meyve ve sebzeler tüketmeli, sahurda ve iftarda bol bol su içilmelidir.

 Protein Ağırlıklı Yiyecekler

Yumurta, süt, yoğurt, yeşil yapraklı sebzeler, barbunya, et, balık çeşitleri ve kuruyemişler protein yönünden zengin gıdalardır. Özellikle sahurda protein ağırlıklı yiyecekler tercih ederek iftara kadar olan süreyi zorlanmadan geçirebilirsiniz. 

Lifli Gıdalar

Ramazan ayında artan sindirim şikâyetlerini ortadan kaldırmanın en etkili yolu lif yönünden zengin gıdalar tercih etmektir. Elma, brokoli, bezelye, yulaf, avokado, enginar, mercimek, kepekli ekmek, bulgur, mısır ve fasulye tüketerek bu şikâyetlere son verebilirsiniz.

Yavaş Yiyin

Beslenme uzmanları sahurda ve iftarda yiyeceklerin hızlı tüketilmemesi gerektiği konusunda uyarıyorlar. Hızlı tüketilen yiyeceklerin mide bulantısı, gaz şikâyetleri, yanma ve doygunluk hissi gibi sorunlara yol açabileceğini vurgulamaktadır.

Son Gelenler

Çok Gezilenler